Bizimle iletişim için


Sakız Adası Merkezindeki Osmanlı Eserleri

MECİDİYE CAMİİ

Mecidiye Camii Sultan Abdülmecid döneminde ( 1823 – 1861 ) İmparatorluğun hazine parasıyla inşa edilmiştir.1846 yılınan kadar uzanan geçmişiyle caminin açılışını adaya üç günlük ziyarete gelen Padişah tarafından 1849 yılında yapıldı.Padişah’ın bizzat açılışı yapması devletin halktan resmi bir biçimde 1822 yılında yaşananların ardından ”özür dilemek ”olarak algılandı.Caminin iç kısımında ince ve ustalıkla işli mihmarıyla üzerinde padişahın tuğrasıyla minberi günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır.Caminin girişinde bulunan Padişah Abdülmecid’in Tuğrasıyla birlikte tarihi de yazılıdır.İstanbul’dan hazır olarak gönderilen Padişah’ın tuğrasını taşıyan yapıların üzerindeki tüm yazılar özenle ve titizlikle hat sanatıyla ve şiirsel bir Osmanlıca’yla yazılmışlardır

Etrafı demir korkuluklarla çevrili ibadethanenin bahçesinin içinde ona benzer yuvarlak ve daha küçük iki yapı bulunmaktadır.Girişte sağ tarafda bulunan ve halen ”koruma yeri ” olarak kullanılırken sol taraftaki küçük yapı ise üç tarafı sanat eserleri gibi özenle, Barok çicek desenleriyle işlenmiş mermerlerle kaplı ve üzerinde 1848 tarihiyle yine aynı şair , Ziver tarafından yazılmış yazıların  bulunduğu bir çeşmedir.Çeşme’nin dördüncü yüzeyinde ise İmparatorluk donanması tarafından yapıldığını belli eden ibareyle güneş takvimi bulunmaktadır

Mecidiye Camii , Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan Lozan Antlaşmasının uyğulanmasıyla karşılıklı halkların göç edişiyle adada müslüman toplum kalmadığı için 1923 yılından beri ibadethane olarak kullanılmamaktadır.Son yıllarda yenilen ve restore edilen yapı Bizans Müzesi olarak kullanılmaktadır

Caminin yenilenmesi ve restorasyonu sırasında yapılan kazılarda , yerel görüşe göre ibadethanenin başka bir kilisenin , büyük ihtimalle katolik Nutredona veya ortodoks Eleimonitria kilisesinin yıkıntıları üzerine inşa edildiğine dair buluntular ortaya çıkmıştır.

BAYRAKLI CAMİİ

Mezarlığın yakında , katolik kilisesi biçiminde 1881 yılındaki depremde yıkıldığında bir can alan daha önceki ibadethanin üzerine inşa edilmiştir.Sultab Abdülaziz’in tuğrasını taşıyan camii 1901 tarihlidir.Söz konusu neo klasik özellikleri taşıyan mimari yapı , büyük ihtimalle adanın yerlisi olan mimar tarafından,yerel malzemeler inşaa edilmiş ekteklik bir yapıdır . Girişinde , padişahın tuğrasının dışında , depremde yaşamlarını kaybedenler ve onların anısına inşa edildiğine dair bir levha bulunmaktadır

Bizi Arayın
Biz Neredeyiz